29 Ekim 2009 Perşembe

farkettim de
belki de sen saplantısın.
(kendimi kandırabilirim)

farkettim de
artık duygusal değil gibi gözükebiliyorum.

farkettim de
artık ölümüne duygusal değilim.
nokta.

seninle buluşunca elele gezer
çocuklar gibi şen olur
hiç konuşmazdık.
klasik bir söylem ama doğruya doğru
ellerim sen kokardı.
şimdi ellerim bozuk para kokuyor
domates kokuyor
çamur kokuyor
kağıt kokuyor
kolonya kokuyor.

bugün feysbukumdaki sana ait tüm resimleri sildim.
evet yaptım bunu.
çünkü sen haketmedin.
bunun adı da ucuz mektup olsun ha?


abajurları hep çok sevdim.
küçükken çok küçük hayallerim vardı.
komodinimin üstünde sadece bir abajur olsun isterdim.
yıllar geçti.
onlarca abajurum oldu.
lakin bak hala karanlıkta uyuyorum.

yine yazarım.
seninle karşılaşmasaydım
seni kaybetmek zorunda kalmazdım.


güzelsin sevgilim.
ama çok yakından.

her sabah son sigarayla öpüşüyorum.
bütün gün sigaram olmuyor.
sonra birden tüm paketi midem bulanana kadar içiyorum.
çok meşgulüm sevgilim.
lütfen daha sonra tekrar geri dön.
astalavista beybi.

saçlarını mı özlemişim.
hah.
asparagas güzelim bunlar.
ben özleyemem kimseyi.
yapımda yok.

artık yorganla uyumaya başladım.
siyah nevresim takımı hiç yaş göstermiyor.

kaçıncı son kez deyişim bilmeden telefona sarıldım ya dün gece.
yıpranmış ve bir o kadarda rakı kokan saçlarım
gözlerimin önüne düştüler ya.
sırf yaş denilen tuzlu damlalar
çoktan gözlerimden kusuldu bile.
hani dedin ya sen de yoksun diye
ben de bira kapaklarını çöpe attım.
güya onlardan kolye yapıcaktım.
artık duygusal değilim beybi.