24 Aralık 2009 Perşembe



iste dunyanin en guzel adami.
kalbim titriyor.
belki de bundan yazamiyorum.
ah cocuk.
olurum sana.

bugun yazamiyorum.
(evet).

hepimiz yorgun argin uyaniyoruz.
yani cogumuz.
ve ben saatimi kuruyorum yorgun ve gec kalmamak icin.
neye gec kalmak dersenizcevabim yok.
gereksiz kiskancliklar yapiyorum
sadece.

sürrealist bir aşığım ben.
fallar gibidir hayatım.

şarkılardan bir şarkı

seviyorum bunu...

yoksa yarın sabah uyanıp ayılınca
utanacağım şeyler söyleyebilirim şimdi
ya da bırak hazır açmışken kapılarını
kalbime biraz daha temiz hava girsin

18 Aralık 2009 Cuma


senin balkonunda oturabilirim.
nolursun
geleyim.



dünyanın en güzel yüzü ve saçları
ve burnu
be gülüşü
ve dişleri
ve kokusu
ve elleri
ve sıcaklığı
seninkisi sevgilim.
lassa yol yardımı.

artık sabah ezanında uyuyup da ikindi vakti kalkmak
bana göre değil.
bunu farkettim nihayet.
gereksiz hüzün filan çöküyor omuzlarıma.
yemek yemek isityorum.
yemek yemek istemiyorum.
civciv alasım geldi.
ben niye böyle bir insan oldum ki?

17 Aralık 2009 Perşembe


şimdi yanımda olsaydın
sana sarma sarardım.
su istesen yine
yine verirdim.
sabah oldu bak gene.
ah şu sancılar da olmasa.

mümkün olduğunca şu mutlu halime mutlu olmak istiyorum.
sevince ne güzel oluyor insan.
düşünsenize,
kilo alsan bile takmıyorsunuz.
yağmurlu havada yürümekten çekinmiyorsunuz.
oh.
hayat bu ara güzel.
ama birşeyler yapmalı.
gülebilmek adına..

11 Kasım 2009 Çarşamba

.lasse

gene hem seviyor,
hem sevmiyorum.
hem çılgınım,
hem çılgın değil.

ask sarkisi-2

aşıkmışım.
şimdi herkesin ağzında bu.
oysa,
sevmeye başladığım zaman
bir tek bilen yoktu.

ask sarkisi

aglama.
olmeyecegim.

3 Kasım 2009 Salı



yatak odalari aglamak icindir.
koltuklarda uyunur.

kalbim
nargile gibi bu ara.
icime ic cektikce daha cok dumani tutuyor.

29 Ekim 2009 Perşembe

farkettim de
belki de sen saplantısın.
(kendimi kandırabilirim)

farkettim de
artık duygusal değil gibi gözükebiliyorum.

farkettim de
artık ölümüne duygusal değilim.
nokta.

seninle buluşunca elele gezer
çocuklar gibi şen olur
hiç konuşmazdık.
klasik bir söylem ama doğruya doğru
ellerim sen kokardı.
şimdi ellerim bozuk para kokuyor
domates kokuyor
çamur kokuyor
kağıt kokuyor
kolonya kokuyor.

bugün feysbukumdaki sana ait tüm resimleri sildim.
evet yaptım bunu.
çünkü sen haketmedin.
bunun adı da ucuz mektup olsun ha?


abajurları hep çok sevdim.
küçükken çok küçük hayallerim vardı.
komodinimin üstünde sadece bir abajur olsun isterdim.
yıllar geçti.
onlarca abajurum oldu.
lakin bak hala karanlıkta uyuyorum.

yine yazarım.
seninle karşılaşmasaydım
seni kaybetmek zorunda kalmazdım.


güzelsin sevgilim.
ama çok yakından.

her sabah son sigarayla öpüşüyorum.
bütün gün sigaram olmuyor.
sonra birden tüm paketi midem bulanana kadar içiyorum.
çok meşgulüm sevgilim.
lütfen daha sonra tekrar geri dön.
astalavista beybi.

saçlarını mı özlemişim.
hah.
asparagas güzelim bunlar.
ben özleyemem kimseyi.
yapımda yok.

artık yorganla uyumaya başladım.
siyah nevresim takımı hiç yaş göstermiyor.

kaçıncı son kez deyişim bilmeden telefona sarıldım ya dün gece.
yıpranmış ve bir o kadarda rakı kokan saçlarım
gözlerimin önüne düştüler ya.
sırf yaş denilen tuzlu damlalar
çoktan gözlerimden kusuldu bile.
hani dedin ya sen de yoksun diye
ben de bira kapaklarını çöpe attım.
güya onlardan kolye yapıcaktım.
artık duygusal değilim beybi.

27 Eylül 2009 Pazar

seninle karsilasmasaydim
seni kaybetmek zorunda kalmazdim.

Üzerimde sevdiğin mavi elbisem
Sensiz geçirdiğim günlerden.

Senin gibi beni kimse sevmedi
Dönmedin gittiğin yerden geri.

guzel sarki.

26 Eylül 2009 Cumartesi

binalar yikilsa yuzunu gorur muyum?

25 Eylül 2009 Cuma

keske herkes deli ve kafasi guzel olsa..


Son kez sevişelim
Yor beni
Öyle yor ki
Kemiklerim erisin
Arkandan koşacak halim olmasın

Sana bir çok rakam ve harf verdim ki
onları doğru zamanda, doğru yerde toplayıp
çıkan sözcüklerle bana sahip ol diye..
Ama sen sürekli jokeri araya soktun.
iki toplama, bi çıkarma işlemini beceremedin
bu yüzden beybi, yarışmayı kaybettin.

23 Eylül 2009 Çarşamba



ellerime ayaklarima tuz doktum.
bedenindeki buz tutmuslugun hallicesinden kayip dusmesinler
diye.



herşeyimin bir parçasından trajedi imal ettiler.
boşta kalanlarını da hata yaptılar.

kafam agirlasiyor yastikla bulustugunda.
nasil olur demeyin.
e ben de bazen kalbim dinlensin diye
aliyorum hislerimi,
bir de mantik koltuguna oturtayim deyip
hergun uyuyakaliyorum.
absurd bir trajedi bu.

hey his marmelatlari.
adam gibi ask pazarlayin ulan.
yoksa yersiniz kafaniza
kafamin rugan ayakkabilarinin ince topuklarini.

merhaba sigaram.
merhaba adam.
hanginiz opmek ister bugun dudaklarimi.
hatta direkt kalbime iner?

oh ye cakma dudaktan kalbe.
varolsun kisrak olmayan ruhum.

odam oyle dagink ki.
utanmasam ayagimi kaybedicem
bacagimi filan.
sayisini unuttugum otobus biletleri
ucak biletleri
yirtik coraplar
hoyratca sondurulmus izmaritler
yatagimdaki sac tellerim
basucumda tozlanan kitaplar
amerikalilar gibi sarilip uyudugum ayicigim
kulagimda eski nameler
kafamda sekil alamayan kompozisyonlar
yerde yarisi icilmis fanta,
kac gunluk oldugunu unuttugum.
bilmem kac cift epeski ayakkabilarim
bazilarinin teklerini bulamadigim.
hepsi ama hepsi odanin ortasinda savasirken yer kapmak icin
ben evvel zaman icinde dogmaya calisan kadin olaraktan
selamliyorum daginikligimi.
su an ihtiyacim olan da bu.
iyiki varsin daginikligim.
bu aralar beni terketme.




evet.
zaten kalbi zar gibi bir cinsilatifim ben.
aglarim.
asik kalirim.
kime ne feyk zaman.
anilarim bir redbull sisesinde simdi su an.
redbull askina.
nerede benim uzum sarabim.
nerede benim sigaram.
kalbim zaten zar gibi.
icerken yirtilmayayim.

baska bir ulkenin baska bir sokagindan geldim eve
bu aksam.
hayatimda neler degisti diye dusundum.
neler gitti.
neler beni acitti.
sevgilim beni terketmisti.
iki bucuk senedir ve hala sevdigim sevgilim.
benim icin hic eski olmadi.
o hala sevgilim.
evet.
sonra bir bayram daha atlattim bayramsiz bir sehirde.
insanlarin suratinda bayrama dair hic bisey bulamadim.
cunku herkes yabanci.
sonra evlenen
olen arkadaslarim varmis.
yaslaniyoruz dedim.
annemi ozledim.
en cok utandigim da su ki;
onu annemden daha cok ozledim.
hep bahaneler buldugum dogru.
hep sucu kendime attigim dogru da.
aslanlar gibi unutmak istemeyisim
ve cani gonulden gurur yapmayisim beni kahretmiyor.
aksine ben buyuyorum sadece.
biraz kucuk emrah modunda
biraz eksik
ve biraz da multeci yasiyorum iste.
tamam sustum.

5 Eylül 2009 Cumartesi

kafamin icinden bulutlar geciyor.
canim bu yuzden hep pamuk seker cekiyor.
hic utanmiyorum.
iciyorum.

4 Eylül 2009 Cuma

her gun bi azalma hali.
istanbul ozlemek.
sevgili ozlemek.

mavi kusla uyanmak gune.
ve mavi kusla uyumak yeniden.
mavi kusla sigara yakmak filan.
mavi kusu opmek.
benden boyle.
senden naber?

3 Eylül 2009 Perşembe


sevilen bi adam var.
kocaman bi kafasi
ve daracik bi kalbi var.
o daracik cekmecede hep bi yerlerdeyim.
bana hep yer var.
ama bunu benim bilmemem gerek.
ayip.

ama beni unutursun diye korkuyorum..kese kagidina sariyorum kafami,

seni unutmak icin..


cok pis koyuyor bana kadinlar.
kizlar.
elmacik kemiklerim artik surekli yorgun.
ellerimi kirletiyor kafamdan akan ani torbaciklari.
torbacisiyim
kendi kafamin.
kafa buluyorum dusunup dusunup.
stop.

başını,eskiden kalbimin olduğu yere yasla
toprak üzerimde kalsın
uzan yeşil çimenlere beni sevdiğin zamanları hatırla,
yaklaş iyice,
çekinme yağmurlu gökyüzünün altında dur,
ay yükseliyor ufuktan,
trenler geçerken beni düşün,
üzerimde biten çalı çırpıyı temizle,
geçip gitmedi mi tren çala çala düdüğünü.
boşluğa karıştım ben uçuyorum artık havada,
gölgemde dur,
artık herşey benden oluşuyor.
hava raporunda bugün diyecek ki yağmur kokusu var havada.
tanrı yıldızları aldı,
birleştirdi onları,
artık kuşlar ayırdedilmiyor tomurcuklardan.
benden kurtulamayacaksın hiçbir zaman,
tanrı beni ağaca dönüştürecek.
bana elveda deme
yalnızca gökyüzünü anlat bana
ve eğer gökyüzü düşerse sözlerimin üzerine şakacı kuşlar
yakalarız seninle
başını, eskiden kalbimin olduğu yere yasla
toprak üzerimde kalsın
uzan yeşil çimenlere
beni sevdiğin zamanları hatırla

sabahlari sogukta tir tir titrerken
aklimda yine kollarinin sicakliginin olmasi
hala cok garip degil mi?
cilek yerken de aklimdasin.
pepsi icerken de.
uyurken de.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

kolpa

Ben ölmeden önce bana tap yalandan.
Sen de kandır.
vallahi darilirim;
derin bir yara birakmazsan.
sigaram sönmeden
nolur beni kandir.
ben ölmeden önce
beni sev yalandan.

çoktuk.
çocuktuk.
büyüdükçe azaldık.

25 Ağustos 2009 Salı

Şemsiye yapımcıları
ıslanmaktan
tek kişiyi koruyacak genişlikte
kesince kumaşları
yağmur değil
yalnızlıktır yağan.

şarabı sev.
tütünü incitme.
beni de unut artık.

6 Ağustos 2009 Perşembe

kek

sevdigin kekten yaptim.
Keki fırından çıkarır çıkarmaz
yedim.
çok sıcaktı.
aslinda agzimi degil
yüreğimi yaktı.
ama hüzünbaz hislerimin
damağında kalan
en güzel tattı..

bir masaya oturdum
iki cay ismarladim.
ben ictim.
sen soguttun.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

yolda yuruken bir anda dilime dolanan sarki
her adim atisimda
buyudu kafamda.
bir anda farkettim ki
kalbim birazcik fazla yogun hislerle sevismekte..
sarki bitti.
eve geldim.
resimlere baktim.
uyumak icin yataga girdim
ve vazgectim;
biraz daha seni dusunmek icin.
oysa ben bir wafflemaker'im.
ve martilar uyanmadan uyanicaktim.
ki insanlar ac kalmasin.
stop.

28 Temmuz 2009 Salı

susmak istediğinde konuşmak isterler ya;
beni öldürün o anda.

23 Temmuz 2009 Perşembe

dün gece senden,
geçmişten söz ettik.
kalplerimize dokunup geçtin..

sirkülasyonik bir iç döküntüsü

(biraz sonra okuyacağınız alelade mısraların gerçek hayatta hiçbir karakterle ilgisi yoktur.bir hayal ürünüdür vs.sadece empati kurulmuştur.)
mesela ben sevgilimle hiç film izlemedim.
sinemanın kapısından dönerdik.
zaten deli dana gibi gezmek daha çok hoşumuza giderdi.
pek vaktimiz olmazdı.
ben hemen yorulurdum.
o hep benim nazımı çekerdi.
herneyse.
vapurda titanik yapardık film izlemek yerine.
hep acele ederdik.
zamanımız hep azdı.
kapalı kutuydu biraz.
sevmeyi kibarlık sanırdı.
tüm sırları etrafa saçılır sanar da pek söylemezdi sevdiğini.
beni sevmediğini de hiç söylemedi.
kendine güveni tamdı.
allah için;çok afili adamdı.
yanında garip hissederdim.
midemde kelebekler uçardı.
çok bilirdi.
harbiden çok bilirdi.
başkaları varken beni sevmeye çekinirdi.
nedenini hiç bilmedim.
ortalığa lanse etmek istemediği şey neydi?
kendimi kötü hissettirirdi bu gibi hareketler.
beni öpmesini isterdim hep.
utanırdım da.
saçlarına bayılırdım.
ellerini pek severdim.
erik yemişti bir kez ve agzında erik varken onu öpmüştüm.
ki erik hiç sevmem.
erik tadı ağzımdaydı.
o bile mutlu etmişti beni.
mesela etrafında çok kız vardı.
herkes arkadaşıydı.
ama çoğu onu arkadaşça sevmezdi.
bu hoşuma gitmezdi.
beni aldatmadığına inanırım hala.
haftada bir gün
beni sevdiğini anlardım.
ayda bir kez beni çok severdi.
gülerek uyurdum.
hatta hayat fonksiyonlarım durma riski taşırdı.
hep çok konuşurduk.
saçmalamayı severdim onunla.
sonra benden uzaklaştı.
can ciğer kuzu sarmasıydı.
tarçın gibiydi.
hem acı hem tatlıydı.
çok can yaktı.
yandı bitti kül oldu.
gemiler gibi geçti gitti.
bırakmaz bilader derdim.
ki dememe kalmadı.
bıraktı.
hıyar.
bir daha da sevmem arkadaş.
stop.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

çekmecemde feci saf hisler saklıyorum.
bulunur diye korkup
battaniyemle sıkıca sarmaladım ağzını yüzünü.
zamanı gelsin de hele bir
giyerim üstüme.
tıka basa dolu olsa da ruhum
öğütüyorum ki geçmiş hislerimi
yer kalsın kırk yılda bir uğrayıp
şu kalbime dokunan
güzel adama.

bosver

adimi andiginda heyecanlanir miydin sen de benim gibi.
ve simdi sularin uzerinden atlayamiyorum bile.
yine mi bilmiyordun.
ben de durum bildigin gibi
senden ne haber?

21 Temmuz 2009 Salı

seninle daha cok konusuruz.
oyle birbirimizden uzak
oyle kendi kendimize..

yazgılarımız bir günlüğüne güncelleşse miydi
acaba?

acele etmek bazen iyidir

neredeyiz..
zamanı salmış olmalıydık.
ya bir mola yerinde hayatın
yahutherhangi bir şehrinde sevdanın
uyuşuk davrandık..
hadi çabuk..zaten geç kaldık..
çoktan sevmiş olmalıydık birbirimizi..

sabah

yüzümü korkarak yıkarım bazen sabahları.
sonra gözümü kaparım ve elime alırım o cok da beyaz olmayan havluyu.
uzun koridorda yürürüm.mutfaga giderim.
karanlıktır orası da.
camdan bakarım ama duvar vardır karşımda..
kendimi cereyana bırakırım..ama aklıma annem gelir kapatırım camı.
yani zaman geçirmenin afililiği eskimiş bende.
sabah,banyo,kahvaltı,akşam,sen,uyku ve sen..
işte mütevazı bi günün başlangıcı
bende böyle..

kahve falı

henüz öğütülmüş bir kahveyi
fincanın kenarına bırakılmış çikolatayla içmek gibi
seviyorum seni
Ve seni içtiğimde geceyi başımdan savıyorum
Uykularımı gönderiyorum.
Kahve bittiğinde fincanı kapatıyorum sonra.
Neyse halim çıksın falım...
Bir de dilek geçiriyorum içimdenİçinde sen...
Hayat başlıyor kahve falı bakmaya bana
Hepsi sana gelen yollar...
Senden gelen sevda yanık sevda kokulu haberler falımda...
O da ne?
Sırtını dönmüşsün sanki
Kırgın mısın sevgilim bana?

pahalılaşanlar

cesaret değildi bu aşk..
pahalı bir aptallıktı..

uyanalı çok olmadı ama bir de baktım
ayrılık kol geziyor kasvetli sarı sokaklarda.
kaldırımda oturup çekirdek yiyorum sokaklar tenhalaşsın diye.
gün geçtikçe avunuyorum elbette..
göz suyu döküyorum kadınlığıma..
kadınlığımı harflere soyuyorum..
öptüğün yerlerimi
öptüğün yerlerde bıraktım..
ne farkettim biliyor musun?
seni unutmaya gücüm yetmemişti..

ve cesaret değildi bu aşk.
pahalı bir aptallıktı..

gök

hava bulutlu olduğunda sevmiyorum göğe bakmayı.
bulutlar beni sevmiyor bazen.
bulutların saklandığı yeri seviyorum sanırım.
geçmiyor.
uyursan geçer dediler.
sonsuza dek uyumalı mıyım?